Sosyal medyada şöyle bir paylaşımını gördüm Adem hocamizin

"Ben 11,5 yaşında kızı, 7 yaşında oğlu olan bir anneyim. Eşimi 2 yıl 1 ay 24 gün önce Hakk’a uğurladım. Ailedeki rol dağılımını öyle güzel anlatıyorsunuz ki yalnız çocuk büyütmek daha bir zor gelmeye başladı. Ben çocuklarımı babaları yokken nasıl yetiştireceğim?"

Bir çocuğun eğer babası ölmüşse, fizik olarak yok olmuşsa, çocuk kendi içerisinde bir baba figürü oluşturur ve o baba figürü öyle mükemmel bir babadır ki, çocuk kendi içindeki o babanın sevgisiyle, şefkatiyle ve kendisine yol göstericiliğiyle aslında yaşamının geri kalan kısmına devam eder.

Yani babası vefat etmiş olan bir çocuk aslında babasız değildir. Kendi içerisinde bir baba oluşturup, oluşturduğu o babayla zaman zaman konuşup, oluşturduğu o babadan zaman zaman nasihatler alıp, oluşturduğu o babayla zaman zaman yürüyüp, oturup kalkıp ona göre hareket eder.

Eğer anne eşine olan muhabbetini devam ettirirse, çocuğun içerisinde devam edecek olan o baba duygusunun onu birçok felaketten koruyacak bir işlevi ortaya çıkar. Çocuk fena bir şey yapacağı sırada, babam böyle bir şey yapmamı istemezdi diyerek kendisini frenleyebilir. Böylelikle aslında çocuk farkına varmadan, kendi duygu dünyasında baba boşluğu oluşturmadan yaşamının geri kalan kısmını devam ettirir gider.

Siz evet eşsiz kaldınız ve çetele tutar gibi gün tutuyorsunuz 2 yıl 1 ay 24 gün oldu diye, aynı şekliyle çocuğunuz da kendi içerisinde babasını yaşatıyor zaten. Çok da endişe etmeyin. Eğer evin içerisinde, çocuğun içerisinde baba yaşatılmaya devam edilirse, babasının vefat etmiş olması çok ciddi bir problem oluşturmaz. Yeter ki evin içerisinde babaya ait olan yaşam hala konuşuluyor olsun, hatıralar yeniden canlandırılıyor olsun.