5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Annelik...

  1. #1
    Üye
    Üyelik tarihi
    17 Ekim 2016
    Yer
    Istanbul
    Mesajlar
    84
    Beğendikleri
    37
    Beğenileri
    74

    Annelik...

    Selamlar. Ben 38 yaşındayım. Biri 4 biri 1,5 yaşında iki çocuğum var. 21 yaşından 33 yaşına kadar ailemde uzak yaşadım. iş buldum ve isteyerek istanbul'a geldim. burada kafama estiği gibi yaşadım. zaten evden özgür olmak için ayrılmıştım. hayatımın hiçbir döneminde pek çocuk meraklısı olmadım. ablam ya da arkadaşlarım sokakta çocuk görüp ayyyy diye severlerken ben hep mesafeli olurdum. pek oynayamazdım, sabır gösteremezdim. çocuğun özgürlüğü kısıtlayıcı olduğunu düşünürdüm gençken.
    bu durum anneliğimde de maalesef devam ediyor. Adem Güneş'in çocuk oynayalım dediğinde kendini boğulacak ölecek zanneder dediği tipim ben
    yeme içme, emzirme, tuvalet, bez mez oyuncak kitap hiçbirşeyleri eksik değil. okuluyla herşeyiyle ilgileniyorum. ama oyun oynamaya gelince içim sıkılıyor. boğulacak gibi oluyorum. tamamen şahsi bir mesele. eşim çok yardımcı sağolsun. birçok eşin yapmadığı kadar ilgilenir ve yardım eder çok şükür. ama bu halim geçmiyor, düzelmiyor iyileşmiyor. kendim için birşeyler yapmak istiyorum. çok uzun seneler çalıştım, oğlumu çalıştığım için çok küçükken kreşe verdim. kızıma aynı şeyi yapmamak için ayrıldım. şimdi sabahları oğlumu okula ben bırakmıyorsam saçımı bile taramıyor, pijamamı bile değiştirmiyorum. sürekli benden birşey talep ettiklerinde daralıyorum, evden birşeyler yapıp satmak istiyorum, dikiş makinesi aldım, bir kere kullanabildim. gün içinde kendime ancak kız uyursa vakit ayırabiliyorum. kimsenin beni anladığını sanmıyorum. oğlumla daha fazla vakit geçirmeliyim, güvenli bağlanma yapmalıyım diyorum. içimde büyük ve geçmeyen bir sıkıntı ve daralma var ( nasıl kurtulabilirim. çocuklarımı seviyorum, çok tatlılar pırıl pırıl ikisi de, ama verimli bir annelik yapamadığımı düşünüp vicdan azabı çekiyorum. sosyal medyada gördüğüm verimli çalışan, hep güleryüzlü bakımlı anneler, üreten satan başarılı insanlar var. ben örgümü elime alıp iki sıra öremiyorum. tıkandım kaldım yardıma ihtiyacım var.
    sekerparem Bunu beğendi

  2. #2
    Aktif Kullanıcı
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2016
    Mesajlar
    370
    Beğendikleri
    432
    Beğenileri
    578
    yazınızı okuduğumda aklıma direk dua edin demek geldi.
    Hiçbir anne tecrübeyle çocuk doğurmuyor.Annelik bir kadına verilen en büyük armağan bana göre.
    bu sebeple ki elbette hatalarımız olacak ancak bunu Allahın izniyle atlatacağız.Bize yavrularımızı veren Rabbim onlara olan gücümüzüde veriyor.
    Çok sıkıntılı anlarımızda bize nurtanelerimizi veren Allah a yapacağımız dualarımız bizi baya baya rahatlatacaktır.
    suhande Bunu beğendi

  3. #3
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    09 Ekim 2016
    Mesajlar
    1.106
    Beğendikleri
    1.004
    Beğenileri
    1.949
    Alıntı suhande Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selamlar. Ben 38 yaşındayım. Biri 4 biri 1,5 yaşında iki çocuğum var. 21 yaşından 33 yaşına kadar ailemde uzak yaşadım. iş buldum ve isteyerek istanbul'a geldim. burada kafama estiği gibi yaşadım. zaten evden özgür olmak için ayrılmıştım. hayatımın hiçbir döneminde pek çocuk meraklısı olmadım. ablam ya da arkadaşlarım sokakta çocuk görüp ayyyy diye severlerken ben hep mesafeli olurdum. pek oynayamazdım, sabır gösteremezdim. çocuğun özgürlüğü kısıtlayıcı olduğunu düşünürdüm gençken.
    bu durum anneliğimde de maalesef devam ediyor. Adem Güneş'in çocuk oynayalım dediğinde kendini boğulacak ölecek zanneder dediği tipim ben
    yeme içme, emzirme, tuvalet, bez mez oyuncak kitap hiçbirşeyleri eksik değil. okuluyla herşeyiyle ilgileniyorum. ama oyun oynamaya gelince içim sıkılıyor. boğulacak gibi oluyorum. tamamen şahsi bir mesele. eşim çok yardımcı sağolsun. birçok eşin yapmadığı kadar ilgilenir ve yardım eder çok şükür. ama bu halim geçmiyor, düzelmiyor iyileşmiyor. kendim için birşeyler yapmak istiyorum. çok uzun seneler çalıştım, oğlumu çalıştığım için çok küçükken kreşe verdim. kızıma aynı şeyi yapmamak için ayrıldım. şimdi sabahları oğlumu okula ben bırakmıyorsam saçımı bile taramıyor, pijamamı bile değiştirmiyorum. sürekli benden birşey talep ettiklerinde daralıyorum, evden birşeyler yapıp satmak istiyorum, dikiş makinesi aldım, bir kere kullanabildim. gün içinde kendime ancak kız uyursa vakit ayırabiliyorum. kimsenin beni anladığını sanmıyorum. oğlumla daha fazla vakit geçirmeliyim, güvenli bağlanma yapmalıyım diyorum. içimde büyük ve geçmeyen bir sıkıntı ve daralma var ( nasıl kurtulabilirim. çocuklarımı seviyorum, çok tatlılar pırıl pırıl ikisi de, ama verimli bir annelik yapamadığımı düşünüp vicdan azabı çekiyorum. sosyal medyada gördüğüm verimli çalışan, hep güleryüzlü bakımlı anneler, üreten satan başarılı insanlar var. ben örgümü elime alıp iki sıra öremiyorum. tıkandım kaldım yardıma ihtiyacım var.
    Adem hoca'nin dedigi coook dogru arkadasim. Kendi cocuklugu hezeyan icinde gecen insanın cocuklariyla o cocuk dunyasina dalmaya tahammülü olmuyor.. Cunku icimizde sizim sizim sizlayan bir yara var. Iste o yarayi gormezden geldikce cocuklarimizla bir olamiyoruz. O yarayi bulup sagaltmaniz lazim. Anneniz nasil bir anneydi, babaniz nasil bir babaydi? Nicin özgürlüğünüzü sectiniz? Cunku sizi ozgur birakacak kadar cesur ebeveyn degillerdi. Cocuklugunuzda doyasiya ozgurlugunuzu tadamadiginiz icin simdi bunun pesinden gitme arzunuzu bastiramazsiniz. Iki tane piril piril cocugum var diyorsunuz.bakin ikisi de henuz kucucuk. Ve sizden ozgurce kosabilmek icin guven bekliyor ikisi de. Bir yavru kus ucabilmek icin annesinin yapabilirsin bakisina ihtiyac duyar. Kanatlarinin piril piril gelismesi, karninin toklugu vs buna etki etmez. Anne kus gelip ona destek olmazsa o ozgurlugune uçamaz... Yavrularimiz bizimle hemhal olmadikca hep iclerinde bir yer eksik kalacak. Tipki bizim icimizde kaldigi gibi. Tipki bizim gibi yillarca varlik sancisi cekip durmaktan yasamin tadini alamayacaklar.

    Cok varlikli bir ailede buyumedim cok seyim eksik kaldi. Hicbirinin acisini duymuyorum su an sukur maasimi elime alinca hepsinin acisini cikardim. Bir tek acisini cikaramadigim sey annemin bana sarilip koklayip optugunu hic hatirlamiyorum. Bunun acisini cikarabilecegim bir yer yok iste. Hep eksigim bu yuzden.

    Gecmisinizle yuzlesmesseniz, o gunlerde bans bunlar bunlar yapildi diye anımsayıp o sandigi acmazsaniz sizin evlatlariniz da sizin gibi oluverecek. Once kendimizden baslamaliyiz. Iki sira orguyu bosverin, kendi ruhunuza bir ilmek atin. Kendi basiniza halledemeyecek gibiyseniz, istanbul'da yasamak ahh ne buyuk nimet, terapi almaya calisin. Ruh genisligi diyorya Adem Bey onu elde etmek lazim. Bence bunu basarirsaniz gerisi cozulecek. Once kendiniz icin sonra evlatlariniz icin bu yola girin. Gecmisin yarasini kasimak zordur bilirim lakin sozkonusu cocuklarsa bunu ivedilikle uapmak lazim.

  4. #4
    Üye
    Üyelik tarihi
    17 Ekim 2016
    Yer
    Istanbul
    Mesajlar
    84
    Beğendikleri
    37
    Beğenileri
    74
    çok çok sağolun. her gün böyle değilim ama bugün çok daraldığım bir gün oldu. sanırım kendi kendime aşamayacağım. çocuklarıma da yazık etmek istemiyorum. biri kız biri oğlan kendi çocuklarına benim annem babam gibi, benim gibi davranmasınlar.... yavaşlamak ve terapi iyi gelecek bana. bir iki yetişkin yüzü, iki kahve, iki sohbet. bir iki takdir edilecek ufak tefek şey... bitti gitti. hani şu his denilen şeyi tarif ederken gösterdiği yer var ya Adem Hocanın, orada bir yumru var, elimle tutup çıkarsam oh diyeceğim. ah benim zavallı çocukluğum ah benim mutsuz annem
    Hayr,Sabah,sekerparem Bunu beğendi

  5. #5
    Aktif Kullanıcı
    Üyelik tarihi
    10 Ekim 2016
    Mesajlar
    370
    Beğendikleri
    432
    Beğenileri
    578
    Alıntı suhande Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    çok çok sağolun. her gün böyle değilim ama bugün çok daraldığım bir gün oldu. sanırım kendi kendime aşamayacağım. çocuklarıma da yazık etmek istemiyorum. biri kız biri oğlan kendi çocuklarına benim annem babam gibi, benim gibi davranmasınlar.... yavaşlamak ve terapi iyi gelecek bana. bir iki yetişkin yüzü, iki kahve, iki sohbet. bir iki takdir edilecek ufak tefek şey... bitti gitti. hani şu his denilen şeyi tarif ederken gösterdiği yer var ya Adem Hocanın, orada bir yumru var, elimle tutup çıkarsam oh diyeceğim. ah benim zavallı çocukluğum ah benim mutsuz annem
    Annelerimiz bilmiyordu belkide.suçlamayın onları.geçen gün bu konuda konuştuk kız kardeşimle.baya gülmüştük aslında ağlanacak halimize.daha çocukken annem bilgilendirmek için bize gönderiyor kardeşimizi öyle ya çocuk çocuğa ne anlatır.bilmiş tavırlar la saçmaladikca sacmalamisiz.
    Bir misafirliğe gittiğimizde annemin bir bakışıyla yerimizden kalkmayı bırakın çıt çıkmazdı.masaAllah çok uslu çocuklar derlerdi bize.bilmezlerdi zorunlu suskunluktu.çocuktuk biz konuşmaya bağırmaya oynamaya sevilmeye ihtiyacımız vardı.çok muydu ki acaba.

    Siz kendinizi sevmeyle baslamalisiniz ise.mesela ben çikolata canavariyim.acayip mutluluk veriyor.çok fazla tutkun olmamak adına kendiniz yapın.pudingimizi kendimiz yaparız evde.hiç bir evlat annesini üzgün gözü yaşlı görmek istemez.sizin iki üç beş kat fazlası üzülürler.eşimle para konusunda tartismistik çok üzüldüm oğlum gelmiş yanıma anne üzülme ben para biriktircem sana istediğini alırım ozaman demişti.ve artık karar aldım.ne yavrumun ne de birbaskasinin yanında ağlamıyorum.deli dolu hep gülen biri olarak görürler.asik surat sevmiyorum.ağlamak istediğimde ya sahilde ya seccademde ya da herkesin uyuduğu saatte yastigimda bulurum kendimi.

    Son sözüm kendinizi sevin ve ise tebessümle başlayın.sizi sevenler için yapın bunu
    Hayr,Seva Bunu beğendi

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •